Anormali normal kabul ettiğin düzlemden, normalin normal olarak kaldığı düzleme geçiyoruz. Düzlemler arası trafik yoğun, geçiş uzun sürüyor haliyle.
Geçişi tamamladıktan sonra eski düzleme şöyle bir uzaktan bakınca, anormalin normal olarak kabulünü somutlayan görüntüler geliyor gözünün önüne, sözler geliyor kulağının ardına. Anormali normal diye mi kabul ettik yoksa her şey komple anormal miydi? Cevabı pek yok. Gerçi normal ne ki?
Normal, bir düzlemi dik kesen düzlemle yapışık sonsuz sayıda doğrudan biri. Öyle işte.
Friday, November 20, 2009
Thursday, November 12, 2009
JB
bir korkuluk gibi içime dikildin
beni daha başlamadan bitirdin
bir hayat gibi avcuma çizildin
beni kemirdin, neye çevirdin sen
kanatlarım yoktu benim
ama bir zamanlar melektim
kirlendim
beni daha başlamadan bitirdin
bir hayat gibi avcuma çizildin
beni kemirdin, neye çevirdin sen
kanatlarım yoktu benim
ama bir zamanlar melektim
kirlendim
Thursday, October 29, 2009
Kabuk Adam
Aslı Erdoğan'ın Kabuk Adam'ını okuyorum bir süredir. Bitirmeme 20-30 sayfa kaldı. Kitabı oldukça beğendiğimi söyleyebilirim. Bazı alıntılar:
"Geçmişimi kusmaktan ve acılarım için başkalarından teselli beklemekten vazgeçeli uzun zaman oluyordu. İntihar benim gizli dehlizim, içimde sürekli taşıdığım ve zaman geçtikçe derinleşen kuyumdu. Her insanın, gün gelip de düşüp parçalanmaktan kendini güçlükle alıkoyduğu bir uçurumu vardır."
Böyle bir uçurum var. Kimi uzaktan görmekle yetiniyor, kimiyse yakınında tehlikeli oyunlar oynuyor. Kimiyse senede bir uğradığı yazlığı gibi arada sırada geçiyor oralardan. Belki özlediğinden bir süre orada vakit geçiriyor, belki istemiyor ancak durmak zorunda kalıyor.
"Sadece benimdi,
zincirlerinden boşalmış bir at gibi koşan
beyaz okyanus,
ve o kum tepeciklerine gömdüm, altın anahtarını
yalnızlığımın."
--
Birsen Tezer - Çığlık Çığlığa (Ortaçgil)
"Geçmişimi kusmaktan ve acılarım için başkalarından teselli beklemekten vazgeçeli uzun zaman oluyordu. İntihar benim gizli dehlizim, içimde sürekli taşıdığım ve zaman geçtikçe derinleşen kuyumdu. Her insanın, gün gelip de düşüp parçalanmaktan kendini güçlükle alıkoyduğu bir uçurumu vardır."
Böyle bir uçurum var. Kimi uzaktan görmekle yetiniyor, kimiyse yakınında tehlikeli oyunlar oynuyor. Kimiyse senede bir uğradığı yazlığı gibi arada sırada geçiyor oralardan. Belki özlediğinden bir süre orada vakit geçiriyor, belki istemiyor ancak durmak zorunda kalıyor.
"Sadece benimdi,
zincirlerinden boşalmış bir at gibi koşan
beyaz okyanus,
ve o kum tepeciklerine gömdüm, altın anahtarını
yalnızlığımın."
--
Birsen Tezer - Çığlık Çığlığa (Ortaçgil)
bahçeye gömdüğüm sandık gibisin
Bahçeye yıllar önce gömdüğüm sandık gibi buldum seni günlüğüm. 3 sene olmuş, böyle bir yerin varlığını unutmuşum, geri geldim. Özür dilerim seni o kadar sene toprağın altında bıraktığım için.
Bu süre içinde facebook notlarını kullandım deşarj için ancak orasının da eski keyfi ve kişiselliği kalmadı, çok aydınlık bir de buraya seçtiğim renk düzeni bile buranın devam etmesi için yeterli belki de.
Seni tekrar çıkardığımda yüzeye, fark ettim ki en uzak anılar en fazla 2-3 hafta uzaklıkta olmalı. Daha eski olmaları sinirimi bozuyor.
Yazıp içine tıktığım enstantaneler ne kadar uzakta kalmış insanın inanası gelmiyor. Olay kahramanları yorumlar yapmışlar, burada yaşamışlar bir süre, sonra benimle beraber çekip gitmişler.
3 sene boyunca buranın bıraktığım şekilde kalması bir mucize gibi gelebilirdi insana eğer bir ev olsaydın. Anahtarını bulmak çok zor olmadı ancak adresini biraz karıştırdım.
Artık burdayım, bir yere gitmeyeceğim..
--
Birsen Tezer - Bilsen
Bu süre içinde facebook notlarını kullandım deşarj için ancak orasının da eski keyfi ve kişiselliği kalmadı, çok aydınlık bir de buraya seçtiğim renk düzeni bile buranın devam etmesi için yeterli belki de.
Seni tekrar çıkardığımda yüzeye, fark ettim ki en uzak anılar en fazla 2-3 hafta uzaklıkta olmalı. Daha eski olmaları sinirimi bozuyor.
Yazıp içine tıktığım enstantaneler ne kadar uzakta kalmış insanın inanası gelmiyor. Olay kahramanları yorumlar yapmışlar, burada yaşamışlar bir süre, sonra benimle beraber çekip gitmişler.
3 sene boyunca buranın bıraktığım şekilde kalması bir mucize gibi gelebilirdi insana eğer bir ev olsaydın. Anahtarını bulmak çok zor olmadı ancak adresini biraz karıştırdım.
Artık burdayım, bir yere gitmeyeceğim..
--
Birsen Tezer - Bilsen
Monday, September 04, 2006
Thursday, August 31, 2006
hava
hava nasıl da değişti.. Güneş kayboldu, içime hem bir hüzün hem bir huzur yerleşti. Sonbaharın o karanlık cazibesi sardı etrafımı..
Duş aldım, banyodan çıktım, bir üşüme geldi soğuk kış günlerinde olduğu gibi. Hava desen karardı erkenden..
Bu aralar garip bir huzur var içimde, mutlu sayılırım, sakin sayılırım, insanım gayet.
Bu hava değişimi beni hem mutlu etti hem de üzüntü kattı içime.
Duş aldım, banyodan çıktım, bir üşüme geldi soğuk kış günlerinde olduğu gibi. Hava desen karardı erkenden..
Bu aralar garip bir huzur var içimde, mutlu sayılırım, sakin sayılırım, insanım gayet.
Bu hava değişimi beni hem mutlu etti hem de üzüntü kattı içime.
Saturday, August 26, 2006
çinili
bugün çok güzeldi... canan ve cigdem ile çok mutlu oluyorum, acayip eğleniyorum, onları çok ama çok seviyorum, her şeyden arınıyorum onlarlayken..
bi ara alper ve ali geldi ortama acayip eğlence kattılar onlar da mükemmeller..
sonra ortaya bi patates 2 votka oooh...
her şey çok güzeldi, herkese çok teşekkürler...
"ben hem kalp hem bedenim, aşk şarabı içerim.."
bi ara alper ve ali geldi ortama acayip eğlence kattılar onlar da mükemmeller..
sonra ortaya bi patates 2 votka oooh...
her şey çok güzeldi, herkese çok teşekkürler...
"ben hem kalp hem bedenim, aşk şarabı içerim.."
Subscribe to:
Posts (Atom)